Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesi ve ilerlemeye de devam ediyor olmasıyla birlikte artık istediğimiz bilgilere erişmemiz sadece saniyelerimizi almaktadır. Bu duruma o kadar alıştık ki bazen internette yaşanan hız sorunları dahi canımızı sıkabiliyor. Ancak bu bilgilere erişmeye çalışırken çoğu zaman “Bu bilgiye erişmeye hakkımız var mı?” ya da “O bilgiye erişmemiz ne kadar doğru?” bunları sorgulamıyoruz. İşte günümüz çağının ortaya çıkarmış olduğu bu sorular yeni nesil hakların yasal mevzuat ve içtihatlarla korunması gerekliliğini gözler önüne sermektedir. Kişisel verilerin korunması hakkı ve unutulma hakkı bu dördüncü kuşak haklar olarak nitelendirilen yeni nesil insan haklarından sadece bazılarıdır.
Continue reading “DİJİTAL ORTAMDAKİ VERİLERİN SİLİNMESİNİ TALEP ETME VE UNUTULMA HAKKI”İNTERNET (SOSYAL MEDYA) YASASI’NDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da (“Kanun”) yapılan değişiklikler ile birlikte Sosyal Ağ Sağlayıcılarının yerine getirmesi gereken bazı yükümlülükler ortaya çıkmış oldu. Bu yazımızda kısaca yapılan değişikliklerin neler olduğuna değineceğiz.
Continue reading “İNTERNET (SOSYAL MEDYA) YASASI’NDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER”KİŞİSEL VERİLERİN YURT DIŞINA AKTARILMASI VE BAĞLAYICI ŞİRKET KURALLARI
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) yürürlüğe girmesi ile birlikte; her türlü kişisel veri işleme faaliyetiyle ilgili olduğu gibi kişisel verilerin yurt dışına aktarılması ile ilgili de birtakım düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenlemeler, yürürlüğe girdiği ilk zamanlarda nasıl uygulanacağına ilişkin birtakım tereddütleri ortaya çıkarsa da zaman içinde en azından düzenlemelerin kapsamının Kurum tarafından ne şekilde ortaya yorumlanacağı biraz daha net hale gelmiştir.
Continue reading “KİŞİSEL VERİLERİN YURT DIŞINA AKTARILMASI VE BAĞLAYICI ŞİRKET KURALLARI”DOĞRU VE YANLIŞ BİLİNEN YÖNLERİYLE VERBİS
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) ve alt düzenlemelerinin yürürlüğe girmesi ile birlikte; Türk hukuku bir kısmı Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”) ve öncülü düzenlemelerde bulunan bir kısmı da yeni olan kavramlarla tanışmaya ve uygulayıcılar bu kavramlar hakkında detaylı bilgi alma ihtiyacı hissetmeye başladı. Hukukumuz ve veri sorumluları için tamamen yeni olan Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi (“VERBİS”) de bu kavramlardan biri oldu.
Continue reading “DOĞRU VE YANLIŞ BİLİNEN YÖNLERİYLE VERBİS”TÜKETİCİ UYUŞMAZLIKLARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK
Türk hukukunda arabuluculuk, ilk etapta ihtiyari olarak başvurulmak üzere 2012 yılında 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) yürürlüğe girmesiyle uygulamaya koyulmuştur. HUAK ile ihtiyari olarak düzenlenen arabuluculuk yargıda iş yükünün azaltılmasının amaçlanması ve arabuluculuk pratiğinin gelişmesi ile birlikte farklı alanlarda zorunlu olarak düzenlenmeye başlanmıştır. Bir önceki yazılarımızda arabuluculuğun dava şartı olarak ticari uyuşmazlıklara ve iş uyuşmazlıklarına uygulanması üzerinde durulmuştur. (İlgili yazılar için bknz. Ticari Uyuşmalıklarda Zorunlu Arabuluculuk ve İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk) Bu yazımızda da tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk süreci ele alınacaktır.
Continue reading “TÜKETİCİ UYUŞMAZLIKLARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK”TİCARİ ŞİRKETLERDE BAĞIMSIZ DENETİM NEDİR? HANGİ KOŞULLARDA DENETİM ZORUNLULUĞU DOĞAR?
1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), sermaye şirketlerinde radikal değişiklikler içeren önemli düzenlemeler getirmiştir. Yeni TTK, anonim şirketlerde iç denetleme organını kaldırarak işlemeyen murakıplık sistemi yerine bağımsız denetimi ve bağımsız denetçiyi esas alan bir sistem getirerek anonim şirketlerin denetiminde köklü değişiklik yapmıştır. Bu sistemde bağımsız denetim hiçbir şekilde başka bir organa devredilemeyeceği gibi doğrudan ya da dolaylı kullanılamaz. Bu değişiklikleri takiben, 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) kurulmuş ve uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak olan bağımsız denetim kavramı Türk Hukuku’nda yerini almıştır.
Continue reading “TİCARİ ŞİRKETLERDE BAĞIMSIZ DENETİM NEDİR? HANGİ KOŞULLARDA DENETİM ZORUNLULUĞU DOĞAR?”REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN’DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 16 Haziran 2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından kabul edilerek kanunlaşmış ve 24 Haziran 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (RKHK) köklü değişiklikler yapan kanun uzun yıllardır tartışılan ve beklenen değişiklikleri kapsamaktadır. Bu Kanun ile yapılan önemli değişiklikleri kısaca; muafiyet değerlendirmelerinin teşebbüsler tarafından yapılabilmesi, birleşme ve devralma başvuruları değerlendirmelerinde hakim durum testi yerine etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması ölçütünün kullanılması, Rekabet Kurulu tarafından davranışsal ve yapısal tedbirlere karar verilebilmesine imkan tanınması, elektronik ortamda tutulan verilerin incelenmesine açıkça imkan verilmiş olması, rekabet üzerinde etkisi hissedilmeyecek ihlaller hakkında Rekabet Kurulu’nun soruşturma konusu yapmamasına imkan tanınması ve taahhüt ve uzlaşma usullerinin getirilmesi olarak özetleyebiliriz.
Continue reading “REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN’DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER”İŞ SÖZLEŞMELERİNİN SONA ERMESİ VE COVID-19 SÜRESİNCE FESİH YASAĞI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ
İş kanunu uyarınca iş sözleşmeleri fesih bildirimiyle veya fesih bildirimi dışında sona erdiren durumların meydana gelmesiyle sona erebilmektedir. Covid-19 süresince istihdamın sağlanması amacıyla iş sözleşmelerinin feshi sınırlandırılmış ve fesih yasağı düzenlenmiştir. 17 Nisan 2020 tarihinde getirilen yeni düzenleme ile İş Kanunu’na geçici madde eklenerek İş Kanunu kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesinin, üç ay süreyle, işveren tarafından feshedilemeyeceği düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca, İş Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında iş sözleşmelerinin işveren tarafından feshine imkan tanınmamıştır. Fesih yasağı boyunca ayrıca üç aylık süreyi geçmemek üzere işverenin çalışanı tek taraflı olarak tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabileceği düzenlenmiştir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, çalışana haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyecektir. Ayrıca T.C. Cumhurbaşkanı 3 aylık süreyi 6 aya kadar uzatmaya yetkili kılınmış ve 30 Haziran tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 2707 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca fesih yasağının ve buna bağlı olarak ücretsiz izin uygulamasının süresi 1 ay daha uzatılmıştır.
Continue reading “İŞ SÖZLEŞMELERİNİN SONA ERMESİ VE COVID-19 SÜRESİNCE FESİH YASAĞI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ”
